medikal
SON EKLENENLER

Ertuğrul Gazi (Ertuğrul Bey) Kimdir ?

Uç beyi olarak hüküm sürmüstür. Hükümranlik süresi Osmanogullari'nin en uzunudur. Babasi Gündüz Alp,annesi Hayme Ana (Haymana)dir.Babasinin ölümü üzerine Ertugrul Bey babasinin yerine geçti. Ailesinin bir kismi Ahlat'ta kaldi. Malazgirt Meydan Savasi'ndan sonra Kayi Boyu'nun bir kismi Ankara'nin batisindaki Karacadag yöresine yerlestirilmislerdir. Yassiçemen meydan muharebesinde Selçuklu Sultani Alaaddin Keykubat lehine yararliklar gösterdi. Selçuklu Sultani, Kayi Beyi'ne Bizans sinirinda 1000 kilometrekarelik bir topragi Bizans'a karsi siniri savunmak ve ileriye götürmek göreviyle verdi.13.asir ortalarinda Ankara'nin batisindan göç edip Sögüt ve Domaniç'i ele geçiren Ertugrul Bey idaresindeki Kayi asireti,400 çadir halkindan olusuyordu.Bugünkü Kütahya-Bursa-Bilecik illerinin sinirlarinin birlestigi bölgedeki topraklari beyligine “yurt” tuttu.Sögüt Kasabasi'nin fethinden sonra beylik merkezini Sögüt'e tasidi. Ölümünde Bizans'tan yaptigi fetihlerle topraklarini 4.800 kilometrekareye çikarmisti. 

Osmanli Devleti'nin temellerini atan Ertugrul Gazi,Oguzlarin Kayi Boyu'na mensup olup Selçuklularin uç beyi degildir.Selçuklu Türkiyesi'nin Bizans sinirinin kuzey kesiminden sorumlu büyük uç beyleri olan Çobanogullari'na taabi olmustur. Ancak oglu Osman Bey 1300 yili basinda büyük uç beyi olup,artik dogrudan dogruya Selçuklu Sultani'na baglanmistir. 

Oglu Osman Gazi'ye yaptigi vasiyeti ile alti asir boyunca ayakta kalacak olan bir devletin idarecilik ruhunun temellerini atmistir.Ölüm tarihi kesin olarak bilinmeyen Ertugrul Gazi'nin 90 yasindan fazla oldugu halde (1281-1288) tarihleri arasinda Sögüt'te vefat ettigi bilinmektedir. Türbesi Bilecik ili sinirlari içerisinde olan Sögüt Ilçesi'ndedir. 

Sögüt ilçesi'nde her yil Ertugrul Gazi'yi anma törenleri yapilmaktadir.Orhan Saik Gökyay'in tesbitine göre Dede Korkut kitabinin önsözünde su kayit yer almaktadir: 

“Korkut ata ayitti,ahir zamanda hanlik gerü Kayi'ya dege, kimesne ellerinden almaya,ahir zaman olup kiyamet kopunca. Bu dedügü Osman neslidür, isde sürilü gideyorur.”


Anadolu'ya gelmesi ve Söğüt'e yerleşmesi

Anadolu Selçuklu Devleti'nin Bizans İmparatorluğu sınırında bulunan uç emirliklerindeki Türk sayısı, 1243 yılında gerçekleşen Kösedağ Muharebesi sonrasında Anadolu'da başlayan Moğol baskısı sebebiyle artış göstermiş; buna paralel olarak Bizans topraklarına yapılan akınlar artmıştı. Bu akınlar sonucunda, Bizans topraklarında ikinci halka uc beylikleri kurulmaya başladı. 13. yüzyılın ikinci yarısında bu beyliklerin en güçlüsü konumunda olan ve Kütahya civarında hüküm süren Germiyanoğulları Beyliği, 1300'lere doğru Batı Anadolu'da fetihler yaparak üçüncü halka uc beyliklerinin kurulmasını sağladı. Sultan Öyüğü (günümüzde Eskişehir) bölgesinde, ucun en ileri hattı olan Söğüt'te yerleşen Türk boyunun başında Ertuğrul Gazi bulunmaktaydı. Ertuğrul Gazi'ye bağlı boyun bu bölgeye ne zaman ve nasıl geldiği kesin olarak bilinmemekle birlikte, konu hakkında farklı görüşler mevcuttur.
Oğlu Osman Gazi 1299 yılında, merkezi Söğüt olan Osmanlı Beyliği'ni kurdu. Söğüt'te vefat eden Ertuğrul Gazi'nin, oğlu Osman Gazi tarafından yaptırılan bir türbesibulunmaktadır.Ruhî Tarihi'ne göre Ertuğrul Gazi veya atalarının önderliğindeki 340 kişilik Türk boyu, Selçuklular ile birlikte Türkistan'ı terkedip Anadolu'ya gelerek Engüri (günümüzde Ankara) civarındaki Karacadağ eteklerine yerleşti. 1222-1230 yılları arasında, İznik İmparatoru III. Yannis Vatatzes ile Anadolu Selçuklu Sultanı I. Alâeddin Keykubad arasında Sultan Öyüğü ve Engürü civarında gerçekleşen mücadelelerden haberdar olan Ertuğrul Gazi, orduya hizmet amacıyla çarpışmalara katıldı, bu kapsamda Karacahisar'a yapılan kuşatmada yer aldı. Bunu memnuniyetle karşılayan I. Alâeddin Keykubad, Ertuğrul Gazi'yi akıncı başı yaptı. 1230 yılında,Harezmşahlarla yapılan Yassı Çemen Muharebesi ve Moğollarla yapılan Kösedağ Muharebesi sebebiyle I. Alâeddin Keykubad ile III. Yannis Vatatzes arasında barış sağlandı. Kısa süre sonra I. Alâeddin Keykubad, Ertuğrul Gazi veya atalarına Söğüt'ü kışlak,Domaniç'i yaylak olarak verdi. Ertuğrul Gazi akınlarına buradan devam ederken, I. Alâeddin Keykubad'ın ayrılmasının ardından Karacahisar elden çıktı. Bunun üzerine Ertuğrul Gazi, yerli tekfurlarla uzlaşma yoluna gitti. Ruhî Tarihi'nde yer alan bu bilgileri Neşrî, Ruhî'den aktarmaktadır. Âşıkpaşazâde ise bu anlatılanları kısaltmış ve içeriğini değiştirerek, yaşananları Osman Bey dönemine nakletmiştir. Başka bir hikayeye göre ise Sürmeli Çukur (Aras Nehri vadisi) veya Ahlat'tan Engüri civarındaki Karacadağ eteklerine yerleşen Ertuğrul Gazi ve aşireti, burada bir süre kaldı ve İznik İmparatoru III. Yannis Vatatzes'e karşı I. Alâeddin Keykubad'ın ordusunde yer aldı. Ancak Moğol saldırıları sebebiyle I. Alâeddin Keykubad'ın Konya'ya dönmesinin ardından Ertuğrul Gazi'ye Söğüt'ü kışlak, Domaniç'i yaylak olarak tayin etti.

36 - SULTAN MEHMED VAHİDEDDİN

Babası: Sultan Abdülmecid
Annesi: Gülistü Kadın Efendi
Doğumu: 2 Şubat 1861
Vefatı: 15 Mayıs 1926
Saltanatı: 1918 – 1922 (4) sene

Mehmed Vahideddin de İstanbul'da doğmuştur. Orta boylu, zayıf fakat kuvvetli bir vücudu vardı. Kıymetli ulema tarafından iyi bir tahsil yaptırıldı. Tahta çıktığında Osmanlı Devleti en kötü günlerini yaşıyordu. Birinci Dünya Savaşında kendi cephelerimizde gâlip gelmemize rağmen yenik çıkmıştık.

En ağır şartları ihtiva eden Mondros ve Sevr anlaşmaları yapıldı. Devletin tamamen elden çıktığını gören padişahın yüksek seviyede bir gizli toplantı yaparak zamanının kabiliyetli subaylarına, Anadolu'ya geçip milleti istilâcılara karşı ayaklandırıp teslim olmamalarını tavsiye ettiği söylenir. Anadolu'da Milli kıyam harekâtı oldu. Milli Meclis teşekkül etti. Yeni meclis Padişahlığı kaldırarak, Cumhuriyet idaresini kabul etti. Zaten İstanbul işgal altında idi. Padişahın elinde ne bir kuvvet ve ne de bir selâhiyet vardı. Padişahlığın kaldırılması ve Osmanlı Hanedanına yapılan tenkitlerin son hadde varmasıyla İstanbul'dan, dolayısıyla Türkiye’den ayrıldı.

641 senelik Osmanlı Hanedanının son üyesi, son padişahı ve Müslümanların yüzüncü halifesinin bu ayrılışında sene 1922 idi. Avrupa'nın birçok yerlerine uğradı. Pek çok yerden oturma teklifi aldı. Fakat hiç kimsenin gizli gayesine alet olmadı. Nihayet İtalya'nın San Remo şehrinde oturmaya karar verdi. Vefatına kadar orada kaldı. Hayatı maddi sıkıntılar içinde geçti.

15 Mayıs 1926 tarihinde vefat etti. Cenazesi Türkiye'den istenmediği için Türkiye'ye getirilemedi. Borçları bulunduğundan tabutuna haciz kondu. Suriye Devlet Başkanı cenazeye sahip çıktı ve tabutu Suriye'ye getirtti. Şam'da Sultan Selim Camii avlusuna defnedildi. Vefatında 65 yaşında idi. Defnedildiği mezarlık 1965 senesinde park haline getirildi. Şimdi mezarının da kat'i olarak nerede olduğu belli değildir.


Erkek Çocukları: Mehmed Ertugrul Efendi.

Kız Çocukları: Rukiye Sultan, Sabiha Sultan, Fatma Ulviye Sultan

35 - SULTAN MEHMED REŞAT

Babası: Sultan Abdülmecid
Annesi: Gülcemal Kadın Efendi
Doğumu: 2 Kasım 1844
Vefatı: 3 Temmuz 1918
Saltanatı: 1909 – 1918 (9) sene

Beşinci Mehmed Reşad İstanbul'da doğdu. Orta boylu, mavi gözlü ve beyaz tenli idi. Şiirle de meşgul oldu. Fakirlere ve hastalara çok yardım ederdi. Tarih kitaplarını okumaktan zevk alırdı. Çok kuvvetli bir hafızaya sahipti. Babası onun tahsiline çok ehemmiyet verdi. Daha ziyade şark ilimleri ile meşgul oldu. Sultan Devrinde idareye hiç tesiri olmuyordu.

Daha ziyade devlet paşaların ellerindeydi. Meşrutiyet ilân edilmiş ve Meclis-i Mebusan kararı müessir olarak bulunuyordu. Bu devirde 1910 senesinde Arnavutluk isyanı bastırıldı. 1912'de Balkan Harbi başladı.1914'de Almanların safında, Birinci Dünya Savaşına girildi. 1915'de Müttefikler hemen bütün taarruzları durdurdu. İngilizler ve Fransızlar Çanakkale'de 130.000 ölü verdiler. 1916'da Çanakkale'yi geçemeyeceklerini anlayan İngiliz ve Fransız kuvvetleri çekildiler. 1917'de yapılan antlaşma ile Rusya, Kars, Batum ve Ardahan'dan çekildi.

1918 senesinin Temmuz ayında Beşinci Mehmed Reşad vefat etti. Vefatında 73 yaşını geçiyordu. Eyüp Sultan'daki türbesine gömüldü. (Allah rahmet eylesin)



Erkek Çocuklan: Mehmed Necmeddin, Mehmed Ziyaeddin, Ömer Hilmi.

Kız çocuğu olmamıştır.

34 - SULTAN İKİNCİ ABDÜLHAMİD

Babası: Sultan Abdülmecid
Annesi: Tirimüjgan Kadın Efendi
Doğumu: 21 Eylül 1842
Vefatı: 10 Şubat 1918
Saltanatı: 1876 – 1909 (33) sene

İkinci Abdülhamid İstanbul'da doğmuştur. Uzun boylu, buğday benizli, siyah ve sık sakallıydı. Kaşlarının üzeri hafifçe çıkıntılı ve gözleri de siyahtı. Devrinin en kıymetli âlimlerinden, çok iyi bir tahsil yaptı. Kuvvetli bir hafıza ve basirete sahipti. Gayet güzel ve düzgün konuşurdu. Deha derecesinde bir siyasete sahipti. Aynı zamanda çok cesur bir padişahtı. Spor yapmaktan hoşlanırdı. Gayet güzel silah ve kılıç kullanırdı.

Son derece takva idi. Tasavvufa ait geniş bilgisi vardı. Padişahlığı zamanında yıkılmak üzere olan devleti ayakta tutacak en iyi tedbir ne ise onları hiç tereddüt etmeden yerine getirdi ve devletin yıkılmasını tam 33 sene geciktirdi. Devrinde yapmış olduğu işleri, bazı aydın geçinen tabaka hariç, herkes takdirle karşılıyordu. Aleyhine her türlü iftiralar en kötü isnatlar uyduruluyor ve Avrupa devletlerinin himayesinde yaşayan çeyrek aydın bile olamayanlar gazetelerinde, durmadan bu iftira ve isnatları yazıyorlardı. Hiç yılmadan ve bıkmadan Devlet-i Aliyyeyi 33 sene idare etti.

Dünya savaşın çıkacağına inanıyor, çıktığında ise Osmanlı Devletini kurtaracak şeyin, ancak denizlerde kuvvetli bir devletin yanında savaşa katılmak olduğunu düşünüyordu. Tahttan indirildiğinden hemen sonra bu görüşünün tam zıddı yapılmış koca devlet de tamamen yıkılmıştı. Prens Bismark'a göre 100 gram aklın 90 gramı Abdülhamid Han'da, 5 gramı kendisinde, 5 gramı da diğer siyasilerdedir. En büyük talihsizliği devleti en kötü şartlar altında eline almış olmasıdır. Tahttan indirildikten sonra zaman ilerledikçe, aleyhinde olup da pişman olmayan hemen hemen kalmamış gibiydi. Son derece dindar ve namuslu idi. Zevk ve sefaya düşkün değildi. Abdestsiz olarak hiç bir devlet işine imza atmadığı meşhurdur. 1908 senesinde düzmece bir irtica olayı bahane ederek tahttan indirdiklerinde yüksek bir veli derecesinde olan Büyük Hakan: "Bu Cenabı Hakkın takdiridir." Diyerek elinde muazzam kuvvetler olduğu halde müdahale bile etmeden tahtını terketmiştir.

Tahttan indirilmesinde birinci derecede Yahudilerin rolü vardı. Çünkü daha o zamanlar Yahudiler Filistin'den toprak istemişler, Sultan Abdülhamid de reddetmişti. Siyasi ve diplomatik hadiselerin en çok olduğu devir şüphesiz Abdülhamid Han devridir. Bu büyük padişaha, bütün tarihi hakikatler ortaya çıkmış olmasına rağmen, hala iftira edenlere rastlamak mümkündür. Tahta çıktığında, amcası Sultan Abdülaziz'in intihar edip etmediğini tesbit etmek için bir mahkeme kurdurmuş ve kurulan bu mahkemede; Hüseyin Avni, Mithat Paşa ve daha bazılarının öldürttüklerini tesbit ettirmiş. Bunun üzerine Mithat Paşa'nın idam edilmesini, Gazi Osman Paşa ve Ahmed Cevdet Paşa gibi büyük dâhiler bile istemiş olmalarına rağmen idam cezasını müebbet hapse çevirmiştir.

Yeryüzünün son bağımsız Müslüman Türk Devletinin Hükümdarı İkinci Abdülhamid'e Cuma selamlığında camiden çıkarken atılan bombanın fitilini bir şahıs değil, koca bir ehlisalip cephesi ateşlemişti. O gün gaflet içinde bulunan bazı aydınlarımız, bu arada şâir Tevfik Fikret suikastçının şahsında ehlisalip cephesine kaside yazıyorlardı. Çocuğu Halük'a verdiği terbiye ile onu ancak papaz yapabilen bir şâirin bu açık ihanet vesikası çok acıdır.


Abdülhamid neler yapmıştır:
Polis teşkilâtını geliştirdi. Komiserlik ve başkomiserlik makamlarını ihdas etti.



Savcılık müessesesini kurdu. Ceza ve Ticaret usulü kanunlarını çıkarttı.

Askeri dikimevleri, tersaneler, feshaneler kurdurdu.



İstanbul, İzmir limanlarını tesis etti.



Taht'a çıktığı zaman 252 milyon altın borcumuzu taht'ı bıraktığında 30 milyon altına indirdi.



Hereke Halı ve Dokuma, Beykoz Deri, Yıldız Çini, Cibali Tütün, Yedikule İplik ve Havagazı, Kireçburnu Tuğla, Çubuklu Carrı, Istınye Buz Fabrıkalarını işletmeye açtı.



Zirai alanda haralar, örnek çiftlikleri tesis etti. Ziraat, Baytar, İpek böcekçilik, Halkalı Ziraat, Orman ve Maden, Ticareti Bahriye, Mülkiye, Hukuk, Sanayii Nefise, Tıbbiye, Ticaret ve Hendesei Mülkiye, Dârü' I-muallim, Dârülfünian gibi her dereceden okulları açtırdı ki bugün hepsi kullanılmaktadır.



Köylerdeki ilkokulların dışında 300 tane ortaokul açtırdı ki bu okullarda yabancı dillere kadar birçok yeni dersler okutuluyordu.



Arkeoloji, Askeri Müze, Yıldız Müzesi, Yıldız ve Beyazıt Kütüphaneleri yine o devirde açıldı.



Gureba Hastanesi, Hamidiye Etfal Hastanesi, Yıldız Askeri Hastanesi o devirde hizmete girdi.



Kuduz Müessesesi o devirde açıldı, bugünkü Darülâceze yine o devirde hizmete girdi.



Hamidiye çeşmeleri ve Terkos Su Şirketini yine Abdülhamit kurdurdu ve Kırkçeşme ile Halkalı Suları'nın ıslahı yine Abdülhamid'e nasip oldu.



Tahttan indirildikten sonra Selanik’e sürülmüş, birçok işkenceler yapılmış ve Selanik’in düşman işgali altında kalma ihtimali çıkınca İstanbul'a Beylerbeyi Sarayı'nda oturmaya mecbur edilmiştir.



Büyük Hakan 1918 senesinin 10 Şubat'ında bu sarayda hayata gözlerini yummuş, Divanyolu'ndaki Sultan Mahmud Türbesine, amcası Sultan Abdülaziz ile dedesi İkinci Mahmud'un yanına defnedilmiştir. Vefatında 75 yaşını 4 ay geçiyordu. Cenazesinde en hareketli aleyhtarları bile ağlamışlardır. (Allah rahmet eylesin)



Erkek Çocukları: Mehmed, Selim, Abdülkadir, Ahmed Nuri, Mehmed Burhaneddin, Abdürrahim, Ahmed Nureddin, Mehmed Âbid, Ahmed

Kız Çocukları: Ulviye Sultan, Zekiye Sultan, Naime Sultan, Naile Sultan, Ayşe Sultan, Refia Sultan, Sadiye Sultan.

33 - BEŞİNCİ SULTAN MURAD

Babası: Suttan Abdülmecid
Annesi: şevk efzâ Kadın Efendi
Doğumu: 21 Eylül 1840
Vefatı: 29 Ağustos 1904
Saltanatı: 1876'da (93) gün

Beşinci Murad da İstanbul'da doğdu. Değerli âlimler tarafından yetiştirildi. Şiir ve Nesir üzerinde çalışmalar yaptı. Tahta çıktığında 35 yaşında idi. Sultan Abdülaziz'i tahttan indirenler onu padişah yaptılar. Tahta çıktığı zaman akli muvazenesi tamamen bozuldu. Dünyanın en mütehassıs doktorlarına teslim edilmesine rağmen iyileşemedi.
Zamanında Osmanlı Tarihinin en büyük cinayeti işlenmiştir. Hüseyin Avni Paşa, Mithat Paşa ve kafadarları, bir başka ihtilâl olur da Sultan Abdülazizi tekrar tahta çıkarırlar korkusu ile Sultanı hapsettikleri Feriye Sarayında hunharca şehid ettiler. Bu hadiseden 11 gün sonra, Binbaşı Çerkez Hasan Olayı oldu. Bir kabine toplantısında Sultan Abdülaziz'in kayınbiraderi olan Binbaşı Hasan Bey, Hüseyin Avni'yi, Hariciye Naziri Raşit Paşa'yı ve bir de subayı öldürdü. Böylece Hüseyin Avni'den eniştesinin intikamını almış oldu. Devlet bu devrede Rüştü Paşa tarafından idare edilmekteydi. Bu sırada ise devletin en büyük felâketi olan Osmanlı - Rus Harbi başlamak üzereydi. Beşinci Murad Abdülaziz ile beraber Avrupa seyahatine çıkmış ve bilhassa Fransa'yı yakından tanır hale gelmişti. Mükemmel bir Fransızca biliyordu. Müsikişinastı. Fakat bütün bu meziyetleri tahta çıktığında bir işe yaramadı. Akli muvazenesi bozulduğu için, devletin ileri gelenleri onu tahttan indirmek mecburiyetinde kaldılar. Hayatının sonuna kadar Çırağan Sarayında oturdu. Bir müddet sonra aklı tamamen düzeldi. Hayatı Çırağan Sarayında geçti. Yine bu sarayda 64 yaşında iken vefat etti. Yeni Camii yanındaki türbeye gömüldü.



Erkek Çocukları: Mehmed Selahaddin.

Kız Çocukları: Fehime Sultan, Fatma Sultan, Hadice Sultan.

32 - SULTAN ABDÜLAZİZ

Babası: İkinci Mahmud
Annesi: Pertevniyal Valide Sultan
Doğumu: 8 Şubat 1830
Vefatı: 4 Haziran 1876
Saltanatı: 1861 – 1876 (15) sene

Sultan Abdülaziz İstanbul’da doğdu. Çok kuvvetli bir tahsil gören padişahın edebi kültürü de gayet genişti. Uzun boylu, değirmi yüzlü, kumral sakallı ve geniş omuzluydu. Vücudu pek iri ve heybetli idi. Cihan pehlivanları ile güreşebilecek kuvvete sahipti.

Aynı zamanda bestekâr, şâir ve ressamdı. Memleketin imarı için birçok çalışmalar yapmıştır. Yaptırmış olduğu savaş gemilerinin planlarını çoğu zaman kendisi çizmiştir.

Devrinde olan önemli olaylardan bazıları:1863'de Mısır ve 1867'de Avrupa seyahatlerine çıktı. 1868 'de Şurayı Devlet kuruldu. 1869'da Süveyş Kanalı açıldı. 1871'de Mithat Paşa sadrazam oldu. Fakat iki ay sonra, bütçede açık olduğu halde açık olmadığını söyleyip yalanı meydana çıkınca, sadrazamlıktan azledildi.1874'de Hüseyin Avni Paşa sadrazam oldu. Bir yıl sonra azledilince, bu kindar adamın kini padişaha karşı son haddine vardı. Abdülaziz çok büyük bir adam kıtlığı ile karşı karşıya bulunuyordu. Kime vazife vereceğini bilemiyordu. Hiç bir işe yaramadıkları alenen ortaya çıkmış olan Mithat Paşa, Mahmud Nedim ve Hüseyin Avni Paşaların teşvikleriyle başlayan bir nümayiş ihtilâle döndü. Abdülaziz'i tahttan indirdiler. Tahttan indirilmekle de kalmayarak intihar süsü verip zorla öldürdüler. Hâlbuki bu büyük padişah, zamanında Osmanlı Devletini, askeri bakımdan Dünyada ikinci veya üçüncü duruma getirmişti. Çok çalışkan, gayretli, dindar ve ilerisi için büyük ümitler taşıyan bu büyük Hakan, şahsiyetleri çok düşük olan bazı siyasiler tarafından, tahttan indirilmesi devletin bu kritik günlerinde felâket oldu. Bütün mal varlığı çapulcular tarafından yağma edildi.

5 Haziran 1876 senesinde şehid edildiği zaman 46 yaşında bulunuyordu. Cenazesi Divanyolu'ndaki Sultan Mahmud Türbesine defnedildi.

Erkek Çocukları: Selim Mehmed, Mahmud Celaleddin, Mehmed Şevket, Seyfeddin, Sehzade Yusuf İzzeddin, Salahaddin, Abdülmecid.



Kız Çocukları: Saliha Sultan, Emine Sultan, Nazime Sultan, Esma Sultan, Emine Sultan, Fatma Sultan, Münire Sultan.

31 - SULTAN BİRİNCİ ABDÜLMECİT

Babasi: Ikinci Mahmud
Annesi: Bezmiâlem Valide Sultan
Dogumu : 25 Nisan 1823
Vefati: 25 Haziran 1861
Saltanati : 1839 - 1861 (21) sene

Abdülmecid Istanbul'da dünyaya geldi. Babasi ona iyi bir tahsil yaptirmak için çok titiz davrandi. Kendisi biraz zayifça idi. Çok zeki,terbiyeli, merhamet ve sefkatli bir kimseydi.Tâhta çiktiginda 16 yasindaydi. Yeni gelismeleri çok siki bir sekilde takip eder ve hemen Devlet-i Aliyyede tatbik edilmesini isterdi. Devrinde olan önemli olaylar :1839 senesinde Gülhane Hatti Hümayunu okundu. 1846'da Mustafa Resid Pasa Sadrazam oldu. Maarif alaninda pek çok ilerlemeler oldu. Bir çok meslek okullari açildi. 1848'de Macar isyani dolayisiyla Macaristan'dan çok sayida ilticalar oldu. Eflak ve Bogdan'da ihtiIali oldu. Mübarek yerler meselesi ortaya çikti.1853'de Rusya harbi basladi. Sinop baskini oldu. 1854'de Ruslar karada büyük kayiplar verdiler. Meshur Silistre müdafaasi yapildi 've Ruslar bozuldu. Yerköyü Muharebesi kazanildi. Fransa ve Ingiltere de Türkiye yaninda yer aldilar ve Kirim'a çikarma yapildi.1855'de Sivastopol alindi. Telgraf ve demiryolu hatlari yapildi. 1856'da Paris Anlasmasi yapildi. Ruslara karsi büyük menfaatler sagIandi.Abdülmecid Dolmabahçe Sarayi'ni yaptirdi ve Ortaköy'deki Mecidiye Camiini insa ettirdi.25 Haziran 1861'de babasi gibi verem hastaligina tutularak vefat etti. Öldügünde 38 yasindaydi. Fatih'teki Sultan Selim Camii avlusundaki türbesine gömüldü. (Allah rahmet eylesin)


Erkek çocuklari : Ahmed, Mehmed Burhaneddin, Bahaddin, Rüstü Mehmed, Seyfüddin, Osman, Ziyaeddin Mehmed, Abid Mehmed ,Abdüssamed Mehmed, Fuad Mehmed, Nureddin, Vamuk Mehmed, Abdülhamid, Mehmed Vahidüddin, Süleyman, Kemaleddin, Nizameddin,Mehmed Resad.



Kizlari : Bedihe, Behice, Samiye, Mediha, Refia, Sehime, Sabiha, Aliye, Fatma, Cemile, Seniha, Fehime, Mühibe, Mukbile, Münire, Naime, Neyyire, Behiye.

30 - SULTAN İKİNCİ MAHMUD


Babası: Birinci Abdülhamid

Annesi: Nakşidil Valide Sultan

Doğumu: 20 Temmuz 1785

Vefatı: 30 Haziran 1839

Saltanatı: 1808 – 1839 (31 ) sene



İkinci Mahmud İstanbul’da doğdu. Diğer padişahlar gibi kuvvetli bir tahsil gördü. Tahta çıktığında 23 yaşında idi. Üçüncü Selim'in, öğrenimine bizzat önem vererek yetiştirdiği kıymetli bir şahsiyetti. Hattat, bestekâr ve şairdi.(Adli) mahlasayla şiirler yazmıştır.

Cesur, temkinli, sabırlı ve azimli bir tabiata sahipti. Dağılan Nizam-a Cedid askerinin yerine Sekbân-a Cedid askeri teşkilâtını kurdu. Çok geçmeden asiler ayaklanınca, bu ocağa kendiliğinden dağıttı.





1808'de ayaklanan asiler, Alemdar Mustafa Paşa’yı öldürdüler. 1812'de Ruslarla Bükreş Antlaşması yapıldı.1813 senesinde, Mekke ve Medine'de mukaddes yerlere hakaretlerde bulunan Vehhabiler temizlendiler. Osmanlı İmparatorluğu yakılıncaya kadar bir daha huzursuzluk çıkaramayacak hale getirildiler.1821'de Yunan İhtilâli oldu. Binlerce sivil halk öldürüldü.1826'da Yunan İhtilâli bastırıldı. Yeniçeri Ocağı, Seyhülislâmın fetvası, ulema sınıfı, asker ve halkın ayaklanması ile tamamen ortadan kaldırıldı Bu olaya tarihçiler Vak'ay-ı Hayriye diye isim verdiler. 1827'de Rus savaşı yeniden başladı. 1829'da Edirne Anlaşması yapıldı. 1831 ve 1839'da Mısır isyanları oldu.



1839 senesinin Temmuz ayanda İkinci Mahmud vefat etti. Hayatı boyunca uğraşmış olduğu elim hadiselerin tesiriyle üzüntüden verem olmuş ve bu hastalıktan vefat etmişti. Cenazesi Divan yolundaki türbesine defnedildi.



İkinci Mahmud her sahada çok geniş çalışmalarda bulundu. Birçok yeni mektepler açtı. Büyük binalar inşa ettirdi. İstanbul’daki bütün büyük camilerin tamirini yaptırdı. Un kapanı Köprüsü de onun zamanında yapıldı. Mekke-i Mükerreme'de bir medrese yaptırdı ve Mescid-i Aksa'yı da tamir ettirdi. Sümbülzâde Vehbi ve Keçecizâde İzzet Molla Efendi bu devirde vefat etmişlerdir.



Erkek Çocukları: Abdülmecid, Abdülaziz, dört adet Ahmed isimli şehzade, Bayezid, Abdülhamid, Süleyman, Mehmed, Murad, Nizameddin, Mehmed, Abdullah; Osman.



Kız Çocukları: Emine Sultan, Hamide Sultan, Hayriye Sultan, Sali Sultan, Saliha Sultan, Ayşe Sultan, Atike Sultan, Fatma Sultan, Münire Sultan, Fatma Sultan, Mihrimah Sultan, Adile Sultan.

29 - SULTAN DÖRDÜNCÜ MUSTAFA


Babası: Birinci Abdülhamid

Annesi: Ayşe Saniye Perver Sultan

Doğumu: 8 Eylül 1779

Vefatı: 16 Kasım 1808

Saltanatı: 1807 – 1808 (1) sene



Dördüncü Mustafa İstanbul'da doğdu. Yetişmesi ile annesi meşgul oldu. İyi bir tahsil yaptırdı. Diğer padişahlar gibi o da hattatlığa çalıştı. Gayet güzel yazıları vardır. Osmanoğulları içinde Beşinci Murad'dan sonra en az padişahlık yapanlardan birisidir.



Kabakçı Mustafa, Üçüncü Selim'in yenileşme hareketlerine karşı koyup mani olmak maksadı ile Üçüncü Selim'in de merhametinden istifade edince, Üçüncü Selim'i tahttan indirmişti.





Bunun üzerine asiler tarafından Dördüncü Mustafa padişah yapıldı. Asiler pek çok mühim mevkileri ellerine geçirdiler. Üçüncü Selim tarafından kurulmuş olan Nizam-ı Cedid'in ileri gelenleri Ruscuk'ta bulunan Alemdar Mustafa Paşa'nın yanında toplandılar. Alemdar Mustafa Paşa büyük bir kuvvet halinde İstanbul'a gelerek asileri temizledi ki, Üçüncü Selim'in şehid edildiği öğrenildi. Bunun üzerine İkinci Mahmud'u tahta çıkardı. Dördüncü Mustafa zamanında Ruslarla savaşa devam edildi.



Dördüncü Mustafa bir yıl iki ay saltanatta kaldı. İkinci Mahmud tahta çıkınca Topkapı Sarayının bir dairesinde oturmaya mecbur edildi. Bazı kimselerin İkinci Mahmud'u indirip, Dördüncü Mustafa'yı tahta çıkarmayı tasarlamaları üzerine, ulemadan fetva alınarak öldürüldü. Cenazesi babası Birinci Abdülhamid'in Bahçe kapısındaki türbesine defnedildi.

Vapurun icadı bu zamanda olmuştur.



Emine Sultan isminde bir kız çocuğu vardı.

28 - SULTAN ÜÇÜNCÜ SELİM


Babası: Üçüncü Mustafa

Annesi: Mihrişah Sultan

Doğumu: 24 Aralık 1761

Vefatı: 28 Temmuz 1808

Saltanatı: 1789 – 1807 (18) sene



Üçüncü Selim İstanbul'da doğdu. Sarayda çok güzel bir Şekilde yetiştirildi. Edebiyata ve güzel yazı yazmaya çok meraklı idi. Yazmış olduğu hat ve levhalardan bazıları cami ve türbelerde asılmıştır. Arapça ve Farsça lisanlarına fevkalade vakıftı. Çok merhametli ve nazik tabiatlı idi.





Devrinde olan mühim hadiseler: 1791’de Avusturya ile Ziştovi, 1792'de de Rusya ile Yaş anlaşması yapıldı.1793'de Nizam-ı Cedid askeri teşkilâtı kuruldu.1798'de Napolyon'un Mısır'a saldırmasıyla, Fransa ile savaş başladı. 1799'da Rusya ve İngiltere ile ittifak yapıldı. Napolyon'a karşı meşhur Akka müdafaası yapıldı. Cezzar Ahmed Paşa Mısır'da Fransızlara boyun eğdirdi. Bazı iddialara göre Napolyon bu devirde Müslüman oldu.1801'de Fransızlar Mısır'ı mecburen boşalttılar. 1802'de Fransa ile Paris Anlaşması yapıldı. Aynı senelerde Arabistan'da (Vehhabilik) isimli batıl mezhebin faaliyetleri görüldü. Vehhabiler üç ay müddetle Mekke'yi ve Medine'yi işgal ettiler. Bütün mübarek şahsiyetlerin kabirlerine hakarette bulundular, yakıp yıktılar.1806'da Sırp ihtilâli oldu ve Ruslarla savaş başladı.1807'de Kabakçı ihtilâli oldu. Bu ihtilâlle Üçüncü Selim tahttan indirildi. Bir sene sonra da 46 yasında iken şehid edildi. (Allah rahmet eylesin.)



Dini, vatanı ve milletine çok düşkün olan Üçüncü Selim, aynı zamanda şairdi. Kırım'ın Rusların eline geçtiğinde şu içli mısraları söylemiştir:



Kalalım mı kılıç altında öyle

Oturmak dinimizde var mı böyle

Esir etmiş nice tatarı bir bir

Kırım Rusya'da kalsın mı söyle

OI Moskof'tan varıp öcüm alayım

Ya düşman içre helâk olam şöyle.

Telgraf ve Litoğrafya bu devirde icad edilmiştir.


Çocuğu yoktu.

27 - SULTAN BİRİNCİ ABDÜLHAMİD


Babası: Üçüncü Ahmed

Annesi: Rabia şermi Sultan

Doğumu: 20 Mart 1725

Vefatı: 7 Nisan 1789

Saltanatı: 1774 – 1789 (15) sene



Birinci Abdülhamid İstanbul'da doğdu. Annesi ona kuvvetli bir tahsil yaptırdı. Zamanındaki mevcut tarihlerin, hepsini gözden geçirdi. Hat sanatı ile de meşgul oldu. Çok hassas ve nazik bir insandı. Zamanında birçok ıslahat ve imar hareketlerinde bulunmuştur.



Osmanlı Devleti'nin gerilemeye başladığı bir zamanda padişahlık yapması onun şahsiyetine gölge düşürmemiştir. Tahta çıktığında geleneklerin dışına çıkarak cülus bahşişi dağıtmadı. Devrindeki bazı mühim hadiseler:1775'de İran savaşı başladı ve 1779'da bitti. Tarafların kan akıtmaktan başka hiç bir menfaati olmadı.1787'de Almanya ile savaş başladı. Almanlar çok ümitlerle girdikleri bu savaşı kaybettiler.



1779'da Aynalıkavak Anlaşması yapıldı.1783'de Kırım Hanlığı sona erdi.1787'de Rusya ile yeniden savaşa girildi.1788'de Almanya'ya karşı Sebes Zaferi elde edildi. Bu zaferden sonra Birinci Abdülhamid'e Gazi unvanı verildi. Alman harbinde düşen, Özi faciası meydana geldi ki, bu kaleyi ellerine geçiren Almanlar tek fert bırakmadan sivil ve asker bütün halkı öldürdüler. 25.000 nüfusu olan Özi halkını tamamen imha ederek ellerine geçirdiler. Birinci Abdülhamid'e bu haber gelince üzüntüsünden felç oldu. Kısa bir zaman sonra da vefat etti. Vefatında 64 yaşını henüz bitirmişti. Cenazesi Bahçekapısındaki türbesine defnedildi.



Erkek Çocukları: Dördüncü Mustafa, İkinci Mahmud, Murad, Nusret, Mehmed, Ahmed, Süleyman.

Kız Çocukları: Esma, Emine, Rabia Alimşah, Dürrüşehvar, Hibetullah Fatma, Melikşah,

25 - SULTAN ÜÇÜNCÜ OSMAN



Babası: İkinci Mustafa

Annesi: Şehsuvar Valide Sultan

Doğumu: 2 Ocak 1699

Vefatı: 30 Ekim 1757

Saltanatı: 1754 – 1757 (3) sene

Üçüncü Osman İstanbul’da doğdu. Terbiyesi ile çok dindar olan annesi meşgul oldu. Çok cömert birisi idi. Fakirlere son derece şefkat gösterirdi. Hattatlığa çalıştı ve çok güzel yazılar yazdı. Hazreti Peygamberimizin Kademi Şeriflerini tersim ederek, yanına bir de tuğra yaptıktan sonra, Eyüp Sultan Türbesine hediye etti.

Üçüncü Osman sert asabi ve tez hüküm veren bir mizaca sahipti. Kadınlara karşı çok dikkatliydi. Sarayda gezinirken, ökçeleri çivili ayakkabı giyer, gezdikçe ayak tıkırtılarını duyan kadınlar odalarına kaçarlardı. Tahta çıktığında 56 yaşına yaklaşıyordu.



Zamanındaki mühim hadiseler şunlardır: 1755’te Haliç dondu. Aynı sene İstanbul'un yarıdan çoğunun zarar gördüğü bir yangın oldu. Bir sene sonra ikinci bir yangında da 4000'e yakın ev yandı. Birinci Mahmud'un yaptırdığı Nuruosmaniye Camii bu devirde (1755'te) ibadete açıldı.



Üçüncü Osman 58 yaşını geçtiği bir sırada vefat etti. Cenazesi Yeni Camii yanındaki Sultan Mahmud Han'ın yanına defnedildi. (Allah rahmet eylesin.)


Çocuğu yoktu.

24 - SULTAN BİRİNCİ MAHMUD


Babası: İkinci Mustafa

Annesi: Saliha Valide Sultan

Doğumu: 2 Ağustos 1696

Vefatı: 13 Aralık 1754

Saltanatı: 1730 – 1754 (24) sene

Birinci Mahmud küçük yaştan itibaren çok kıymetli hocalardan ilim tahsil etmeye başladı. Çok azimkâr ve sebatkâr bir padişahtı. Devrindeki en değerli kimseleri seçip iş başına getirdi. Padişah olduktan sonra ilk önce Patrona Halil ve maiyetindekileri ortadan kaldırdı. Üstün karakterli bir şahsiyetti.

"Sebkâti" mahlasıyla şiirleri ve aynı zamanda büyük kıymete haiz besteleri vardı. Devrinde pek çok sadrazam değişmeleri olmuştur. 1750 senesinde İstanbul'da hem büyük bir yangın ve hem de zelzele oldu. İstanbul'un büyük camileri hasar gördü ve derhal tamir ettirdi. Yangında dükkân ve evleri yananların zararlarını kendisi karşıladı. Ev ve dükkânları yeniden yaptırıp sahiplerine teslim etti.1737'de Almanya ile savaşa başlandı.1739'da Belgrad Anlaşması yapıldı ve Belgrad alındı. İran kesin bir yenilgiye uğratıldı. 1736 senesinde İran'la İstanbul Anlaşması yapıldı. Anlaşmadan sonra İran'lılar birçok yerleri geri aldılar. Nihayet savaş 1746 senesinde sulh yapılarak neticelendi. İran'lılar aldıkları yerleri geri verdiler. Caferi Mezhebinin beşinci mezheb olması teklifi bu devirde Osmanlı Devleti tarafından katiyetle reddedildi. Birinci Mahmud devrinde Osmanlı İmpa ratorluğu'nun topraklarının genişliği 15.538.000 km² idi.



Birinci Mahmud 58 yaşını geçtiği bir sırada vefat etti ve Yeni Camii yanındaki babasının türbesine defnedildi.


Çocuğu yoktu.

23 - SULTAN ÜÇÜNCÜ AHMED


Babası: Dördüncü Mehmed

Annesi: Emetullah Rabia Gülnüş Sultan

Doğumu: 31 Aralık 1673

Vefatı: 1 Temmuz 1736

Saltanatı: 1703 – 1730 (27) sene

Üçüncü Ahmed, uzun boylu, kara gözlü, doğan burunlu ve buğday benizli idi. Hattat ve şâirdi. Necib mahlasıyle şiirler yazmıştır. Musikiden de fevkalade anlardı.


Devrinde Oran Şehri İspanyollardan alındı. 1711 senesinde Prut seferine çıkıldı. Prut Ovasında Rus Ordusu feci şekilde kıstırıldı ve Rusya ile anlaşma yapıldı. İsveç Kralının 4 senelik misafirliği de bu devire rastlamıştır.



Azak Ruslardan geri alındı. 1715'de Mora seferi yapıldı ve Mora Venediklilerden geri alındı. 1718'de Almanya ve Venedikle Pasorofça sulhü yapıldı. Lâle Devri denilen meşhur devir bu tarihten sonra başladı.1722'de Dağıstan Türk tabiiyetine girdi. Ancak 1723'de lran Savaşı başladı. Iran'ın beş büyük eyaleti işgal edildi. Hemedan Anlaşması 1727'de yapıldı. Sonradan İranlılar işgal edilen yerlerin bir kısmını geri aldılar. Yine 1727'de ilk Türk Matbaası açıldı.



28 Eylül 1730'da Patrona Halil İsyanı oldu. Üçüncü Ahmed durumun vehametini anladı ve yeğeni Birinci Mahmud'u padişahlığa oturttu.



Bir müddet sonra da 62 yaşında olduğu halde vefat etti.



Erkek Çocukları: Birinci Abdülhamid, Üçüncü Mustafa, Süleyman, Bayezid, Mehmed, İbrahim, Numan, Selim, Ali, İsa, Murad, Seyfeddin, Abdülmecid, Abdülmelik.


Kız Çocukları: Emine, Rabia, Habibe, Zeyneb, Zübeyde, Esma, Hatice, Rukiye, Saliho, Atike, Reyhan, Esıme, Ferdane, Nazife, Naile, Ayşe, Fatma, Emetullah, Ümmüselma, Emine, Rukiye, Zeyneb, Sabiha

22 - SULTAN İKİNCİ MUSTAFA


Babası: Dördüncü Mehmed

Annesi: Emetullah Rabia Gülnüş Sultan

Doğumu: 5 Haziran 1664

Vefatı: 29 Ocak 1704

Saltanatı: 1695 – 1703 (8) sene

İkinci Mustafa, İstanbul’da dünyaya geldi. Kuvvetli bir ilim tahsili yaptı. Tahta geçtiğinin üçüncü günü yapacağı işleri anlatan bir yazı neşretti. Yazısında : "Zevk, sefa ve rahatı kendimize haram eylemişizdir." diyordu.


Yine vezirlerinden birine yazmış olduğu yazı şöyledir: "Bana ağırlık ve hazine lâzım değil. Yerine göre kuru ekmek yerim. Vücudumu din uğruna harcarım. Sıkıntının her çeşidine sabrederim. Milletime hizmet tamam olmadıkça, seferden dönmem. Elbette sefere bizzat kendim giderim."



Devrinde Sakız Adası yeniden alındı. Çok kıymetli deniz zaferleri kazanıldı. 1695'de Lugoş Zaferi kazanıldı. Rus Çarı Büyük Petro Azak'ta hezimete uğratıldı. Fakat bir sene sonra Azak düştü. 1696'da Azak Kalesindeki 500 asker 100.000'lik Rus Ordusuna iki ay dayandı. Almanlara karşı Olaş Zaferi kazanıldı. Lehistan, Alman ve Venedik cephelerinde büyük ve kesin başarılar kazanıldı. Fakat Zenta Bozgunu diye tarihe geçen ve 30.000 Türk askerinin şahadetiyle neticelenen elim hadise bu devirde meydana geldi.1699'da Karlofça Anlaşması yapıldı. 1703'te İstanbul'da isyan oldu. İsyan büyüdü ve İkinci Mustafa tahttan indirildi. 4 ay sonra da vefat etti. Vefatında 39 yaşında idi. İstanbul'da Yeni Cami yanındaki türbesine gömüldü.



Erkek Çocukları: Birinci Mahmud, Üçüncü Osman, Üçüncü Ahmed, Küçük Ahmed, Hüseyin, Selim, Mehmed, Murad, Osman.


Kız Çocukları: Ümmügülsüm, Ayşe, Emetullah, Emine, Rukiye, Safiye. Zahide, Atike, Fatma, Zeyneb, Zahide.

21 - SULTAN İKİNCİ AHMET


Babası: Sultan İbrahim

Annesi: Hatice Muazzez Sultan

Doğumu: 25 Şubat 1643

Vefatı: 6 Şubat 1695

Saltanatı: 1691 – 1695 (4) sene

İkinci Ahmed İstanbul'da doğdu. Annesi onun terbiyesi ve tahsili ile sıkı bir şekilde meşgul oldu. Son derece faal ve her işi bizzat idare etmek isteyen biriydi. Yazı yazma kabiliyeti çok üstündü. Kendisi birçok Kur'an-ı Kerim yazmıştır. Arapça ve Farsça lisanlarına vakıftı. Devlet işlerini çok yakından takip eder, hasta bile olsa divan toplantılarına katılırdı.

Şairlere ve Şiirlere düşkündü. Fazıl Mustafa Paşayı Sadrazamlıkta bıraktı. Salan kamen Meydan Muharebesinde, Köprülü Fazıl Mustafa Paşa şehid düştü. (1691) Venediklilerle Hanya'da Şiddetli çarpışmalar yapıldı ve Hanya Zaferi elde edildi. (Ağustos 1692)1693 senesinde İstanbul'da iki yangın oldu ve 5000 tane bina yandı. Almanlar aynı sene Belgrad'ı muhasara ettiler ve 10.000 ölü vererek çekildiler. 21 Eylül'de Sakız düştü.



İkinci Ahmed 6 Şubat 1695 senesinde Edirne'de vefat etti. Cenazesi, ağabeyi İkinci Süleyman gibi İstanbul'a getirildi ve Kanuni Sultan Süleyman Türbesine gömüldü.



Erkek Çocukları: İbrahim, Selim.


Kız Çocukları: Atike Sultan, Hatice Sultan, Asiye Sultan

20 - SULTAN İKİNCİ SÜLEYMAN


Babası: Sultan İbrahim

Annesi: Saliha Dilâşub Sultan

Doğumu: 15 Nisan 1642

Vefatı: 22 Haziran 1691

Saltanatı: 1687 – 1691 (4) sene

İkinci. Süleyman, İstanbul'da doğdu. Annesi tarafından titizlikle yetiştirildi. Orta boylu, kır sakallı, şişman ve halim selim bir padişahtı.



Padişah olduğu sırada askeri zorbaların ortalı karıştırması üzerine büyük temizli girişti. Asayişi kısmen de olsa temin etti.



Devleti çok kötü şartlar içinde iken teslim aldı. Dördüncü Mehmed devrinde Almanların eline geçen birçok yerleri geri aldı. Cesur, dindar, vatansever, merhametli ve nazikti. Rüşvet ve sefahata son derece düşmandı. Köprülü Fazıl Mustafa Paşa'yı büyük muhalefetlere rağmen sadrazam tayin etti. Devrinde Lehistan, Rusya, Almanya ve Venedik'le aynı anda savaşıldı. Lehliler ve Ruslara karşı kesin zafer elde edildi. Venedikliler durduruldu. Almanlardan Belgrad, Sırbistan'ın tamamı, Niş, Vidin ve Semendire tekrar alındı. (1690) İkinci Süleyman, Köprülü Fazıl Mustafa Paşa'yı bu başarılarından sonra İstanbul'a döndüğü zaman sevincinden ağlayarak karşıladı. Bizzat kendi hırkasını çıkarıp ona giydirdi.



1691'de Macaristan fethedilmek üzere yeniden sefere çıkıldı. İkinci Süleyman, 3 yıl yedi ay 4 gün padişahlık yaptı. 49 yaşını geçiyordu ki, tutulmuş olduğu bir hastalıktan öldü. Ölüm hastası iken İslâm ordusunu Avrupa seferine uğurluyordu. Cenazesi İstanbul'a getirildi ve Kanuni Sultan Süleyman Türbesine defnedildi. (Allah rahmet eylesin.)

19 - SULTAN DÖRDÜNCÜ MEHMED


Babası: Sultan İbrahim

Annesi: Turhan Sultan

Doğumu: 2 Ocak 1642

Vefatı: 6 Ocak 1693

Saltanatı: 1648–1687 (39) Sene

Dördüncü Mehmed, İstanbul'da doğdu. Annesi onu çok iyi yetiştirdi. İyi bir ilim tahsili gördü.Zamanında birçok isyanlar oldu. Özellikle Yeniçeri isyanları bastırılmaya çalışıldı. Zamanında Kösem Sultan öldürüldü. Köprülü Mehmed Paşa sadrazam oldu. 1659'da Rusya'ya karşı büyük bir zafer elde edildi.

1660'da büyük İstanbul yangını oldu. 1661'de Köprülü Mehmed Paşa öldü. Yerine oğlu Fazıl Ahmed Paşa sadrazam oldu.1663'de Almanya savaşı başladı ve Uyvar fethedildi. 1664'de Serinvar Zaferi kazanıldı. Novigrad, Yenikale fethedildi. Girit'in tamamı alındı.1669'da Lehistan'a sefer açıldı. 1672'de Kamaniçe, Polonya ve Galiçya fethedildi. Lehistan ile Bucaş Anlaşması yapıldı. 1673'Dördüncü Mehmed iki defa Lehistan seferine çıktı. Başarılı bir seferden sonra Zoravno Anlaşması yapıldı. (1676)

Vefatı. 6 Ocak 1693



Erkek Çocukları: İkinci Mustafa, Üçüncü Ahmed, Ahmed, Bayezid.

Kız Çocukları: Hatice Sultan, Safiye Sultan, Ümmü Gülsüm Sultan, Fatma Sultan.
 
Support : Creating Website | Johny Template | Mas Template
Copyright © 2011. Türk Destanları - All Rights Reserved
Template Created by Creating Website Published by Mas Template
Proudly powered by Blogger